tamlarım olduğu söylenemez pek.
her zaman eksik kalan bir taraf vardır.
her zaman ihtiyaç duyulan sevgi acıyla karışık.
tam bendeyken hüzününle yarım bırakır ayrılığın.
yüz üstü kalmak...
suda boğulurken çaresiz,
neye yarar ki duymayan kulaklara haykırmak,
göremeyen gözlere çırpınmak,
ve neye yarar ki hissetmeyen duygular için nefes almak.
hep yarım kalan birşeyler vardır her zaman...
umut ettiğim ama tamamlanamamış hiç bir zaman, hep eksiklerin vardır.
varmaya çalışılmamış bir yol varılamamış imkanlar yüzünden...
ve hep boşluklar vardır doldurulmayı bekleyen ve işte o da dolamaz.
labirentten ibaret olur yaşadığın zaman ve yiter gider,
ellerinde can verir zamansız.
tecrüben yoktur, hareket edemezsin, tembellikte diyebirsin adına...
aslında başarızılığındır yıpratan ve umursamaz görünmeye çalışırsın,
içinde sen ölürken, o ölürken, dünya boğulurken..
neye yarar yaşamak dersin ve uyursun bir intiharı daha ertelemiş olursun böylece.
ve inançlıysan yarına hep kerim bişyeler bırakırsın umudun kalmışsa yarından.
her yarın bir yarımdan başlamaktır ve hep tamamlamaya çabalarsın.
elindeki hiç boşalmaz ama dolamazda umut yoktur pek ondan...
anlamadan unutursun yarımları, ama elbet bir gün bi tamamlayan çıkar karşına seni.
izafidir yaşamak, bazen imkansız.
zamansız gözlerin dolar ya hani yarını düşünürken,
dünden kalanlarala hep umarsın ama umulmadıkları vardır çıkan karşına.
tereddütler oluşur bazen.
işte biziz onlar tamamlanmayı beklen yarımlar...
(kafa iyiyken yazmak)
01: 47 27.07. 2011
26 Temmuz 2011
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder