15 Ağustos 2011

duygu sapması



her çarpışma bir kaza. her aşk bir çarpışma. ve her kazanın sonunda, çarpışmanın şiddetiyle yoğun bir içe geçiş.

gerçek bir kadın sevgili nedir biliyor musun? bir erkeğe bedenini veren ve erkeğin onu aldıktan sonra, yollarda ve mağazalarda birlikte gördüğü başka bir kadına gideceğini bilen kadın...


bir süre sonraysa, belkidse başından beri var olan o mesafe. kazanın şiddeti geçmiş.
bir gün kim bilir hangi uğursuz gün, ansızın yorgun düştüğünüzü ve birşeylerin değişmesi gerektiğini hissetmiş; duvarınıza basit bir adı olan eski bir film afişi asmışsınız: Her Şey Geçer...



gerçek bir erkek sevgili nedir biliyor musun?
görülmeyen bie adam; kadının bedenine, yokluğunda o nu ağlatan kokusunu bırakan; kadının bedenine giren ve tam da bu nedenle, yüzü olmadığı için unutulmayan bir karaltı, bir rüya...


geriye kalan hep bir akış, bir hayal, bir yüz; bu dünyadan göçüp gitmeden önce tanıyıp sevme lutfuna erdiğiniz hayatınızın kadını ya da erkeğ. kah usul dinlenen bir kıvılcım , kah harlayan bir alev;yinede yanından uzaklaşmak zorunda kaldığınız, aşkın doğal süresine direnemeyen, hayalinizdeki yüzüne tutunmaya çalıştığınız, yasını tutarken kendi yalnızlığınıza ağladığınız.


yves simon...

26 Temmuz 2011

döngü

tamlarım olduğu söylenemez pek.
her zaman eksik kalan bir taraf vardır.
her zaman ihtiyaç duyulan sevgi acıyla karışık.
tam bendeyken hüzününle yarım bırakır ayrılığın.
yüz üstü kalmak...
suda boğulurken çaresiz,
neye yarar ki duymayan kulaklara haykırmak,
göremeyen gözlere çırpınmak,
ve neye yarar ki hissetmeyen duygular için nefes almak.
hep yarım kalan birşeyler vardır her zaman...
umut ettiğim ama tamamlanamamış hiç bir zaman, hep eksiklerin vardır.
varmaya çalışılmamış bir yol varılamamış imkanlar yüzünden...
ve hep boşluklar vardır doldurulmayı bekleyen ve işte o da dolamaz.
labirentten ibaret olur yaşadığın zaman ve yiter gider,
ellerinde can verir zamansız.
tecrüben yoktur, hareket edemezsin, tembellikte diyebirsin adına...
aslında başarızılığındır yıpratan ve umursamaz görünmeye çalışırsın,
içinde sen ölürken, o ölürken, dünya boğulurken..
neye yarar yaşamak dersin ve uyursun bir intiharı daha ertelemiş olursun böylece.
ve inançlıysan yarına hep kerim bişyeler bırakırsın umudun kalmışsa yarından.
her yarın bir yarımdan başlamaktır ve hep tamamlamaya çabalarsın.
elindeki hiç boşalmaz ama dolamazda umut yoktur pek ondan...
anlamadan unutursun yarımları, ama elbet bir gün bi tamamlayan çıkar karşına seni.
izafidir yaşamak, bazen imkansız.
zamansız gözlerin dolar ya hani yarını düşünürken,
dünden kalanlarala hep umarsın ama umulmadıkları vardır çıkan karşına.
tereddütler oluşur bazen.
işte biziz onlar tamamlanmayı beklen yarımlar...

(kafa iyiyken yazmak)

01: 47 27.07. 2011

16 Temmuz 2011

deli saçması sözler III.

kelimeler yola çıktı onunla konuşmak için.
o sözleri duyup kapısını çoktan kapamıştı kelimelerin ayazına.
duvarlarına yazıyordu sevgisinin.
gizli planlanlar yapıyordu, sessizce.
sözleri geri döndü. kapılar çoktan kapanmıştı üzerine.
şimdi daha yoksundu herşeyden.
oysa mevsimleri belliydi yalnızlığın.
mevsimsiz uğramıştı o na.
arkasını döndü birşey olmamış gibi uzaklaştı oradan.
ama içinde birşeyler hüzünlüydü ve derdini dumanına anlattı sigarasının.
sözleride gözleri gibi buğulandı ardından.
şimdi kime anlatacaktı sözlerini ve fırtına içinde yalnızlığında kaldı.
herşey ölmeye yüz tutardı bazen.
oda öldürmüştü o nda olanı.
çünkü alınmıştı ondan tüm istedikleri.
artrık yalnızız dostum ben, dedi ve devam etti yürümeye.
anıl k. (askerdeyken tasarladığım kitaptan ve yazıyorum hala yazmaya da devam kelimeler tükenmiyor) ;)...

13 Temmuz 2011

tecrübesiz veda sahnesi

kelimelerin içimi acıtıyor.
pek kimseyi sevmediğim kadar sevdim seni.
ve yaşayamasamda sende kimsenin hisstmediği kadar,
kendimde hissedebildim seni.
ve hep yanlışlarıma bir artı daha kattın
kendime kızmadım zaafımsın diye.
sana uzak davrandım.
bede kalman hep mutluluk verdi
ama bende kaldığın sürece benden gidenlerde
hep eksiltti benden.
sınılarımı aSla bilemezsin...
bilseydin nasıl yeşerttiğimi seni içimde
gurur duyardın belki kendinle...
kaç ben eksildi benden seni tamalarken, tanımlarken beynimde.
anlayamazsın anlamazsın ve bilemzsin.
pekte bilemedin zaten göremedinde üstelik.
beni tanıyamamış olsanda bi hoşçakal demek isterdim sana
içimde ki sen bu gece intihar etti ve kayboldu birden içimde..
bu vazgeçiş değil bir mecburuiyetti hakettiğin
ve bilemediğin hissetmedğin şeylerdi bunlar bende.
yolun açık olsun özgürüz ikimizde şimdi.
tutsak kalamazdı bende ki sen, o da özgür artık
mutlu umutlu kırgın biraz bana
ama hür başka yerlere aitken artık...
14.07.2011 saat01.55

12 Temmuz 2011

deli saçması sözler II.


deli saçması sözler fısıldıyorum hayatın kulağına...
anlamsız geliyor bazen cümleler.
boş bir haykırış yalan dolanla karışık,
suçlarımla yargılıyor kendini beynim..
ellerim ise pimini çekmekte düşlerimin
ince bir çizgi var seçimlerim arasında,
hassas bir noktada duruyorum şimdi ve tekrar yalnız...
ibadet den bir deli gibi yürüyorum,
nelere inandığımı bilmeden.
ve kandırılarak azalıyor inancım...

09 Temmuz 2011

umudun terkedişi


umudun terkedişi


köşede penceremin yanında
yalnız bir fotoğraf asılı
hiçbir sebep olduğunu asla farkedemedim
bir hatıra beni geçmişe götüren
burada her zaman kanayan bir yara var

burada her zaman yürüdüğüm bir yol var
biliyorum ki buraya asla geri dönmeyeceksin

konuşmadan geçen günler
sessizlikte bir teselli var
öyle ki eskiden kaybedilen tüm amaç
sürdürmeye çalışmaktan geriye kalan

bir kez bile çözülmemiş, sadece duman var
körlükten gözümü yakıp
gerçekten ne olduysa gizleyen
karanlığın üzerimdeki gücü

opeth hope leaves

04 Temmuz 2011

yaşanmamış

biz varolmamış bir aşkın temsilcisiyiz.
oynanmamış bir oyun, belkide yazılmamış bir kitabın hikayesiyiz.
fırsat vermedik birbirimize ve yüzümüzde ki tebessümle sakladık kalbimizdekileri
şimdi keşkeleriyle birbirimizin birer soru işaretiyiz
beynimizin köşesinde kemiren birşeyler var kalbimizi
hayalimizde ki kurduğumuz bir sahneden başka bişey olamadık bu yüzden
ve sularımızda hala sürükleniyoruz,
zamandan medet umar olduk birgün o gelir diye bekliyoruz hep belkilerle,
yaşanmamış sevgiye neler harcadık, farkında bile değiliz
yaşasaydık belkide kayıplarımızı çoktan verecektik bu savaşta
ama hep barış içinde kaldı bir adım öne bile gidemedi hislerimiz.
çünkü korkağız tek kaybımızın kendimiz olduğunu zannediyoruz.
yalnızız, çünkü yaşamaktan korkuyoruz birbirimizi.
ve hala da beklentilerdeyiz belki ikimizde
ve şüphe duyuyoruz birbirimizden ve hatta kendimizden kendimize güvenemiyoruz
üstesinden gelemiyoruz birbirimizin.
korkuyoruz, çünkü birbirimize ibadet ediş tarzlarımız farklı,
korkuyoruz, çünkü kaybetmek istemiyoruz
korkuyoruz, çünkü derinlerimizde kaybolmuşuz...
ve birgün denizin dibinde ki şişe dibe vurur;
zamanı gelirse karaya çıkmasının,
dalgalar onu senin derinlerine sürüklesin.
içindeki mektubu sen aç sevgili...
orada beni bulacaksın ve sana kavuşmuş olacak içimde sakladığım sevgi sözcükleri...
anıl k. 05.07.2011