
serseri bir hayatın şişe dibinde gezinmesi gerekliydi aslında en tutsak anlarda.
belki o zaman çıkarabilirdi özgürlüğün tadını.
berduş bir hayatın karikatürünü çizmek ve kağıt üzerinde yaşamak
sonsuza dek yaşanmış olmak için.
ve güldürmek isterdim insanları tüm utangaçlığımla; derin karanlık çukurunda saklanırken yalnızlığım, başarabilmek istredim,hayallrimin suya düşmesini engellemeyi.
hayallerime yüzmeyi öğretmeyi de becerebilmek isterdim boğulmamaları için her çalkantıda...
dilsiz bir kahraman gibi ruhuyla konuşmak.
kelimeleri kalem yerine ruhuyla yazan bir kahraman...
seyircisi kalmakla yetinmeyip kafama göre oynamak isterdim , sahnelediğim oyunu.
dipten melodiler çıkarmak isterdim biraz şeytani düşler kurduran...
kendi kurşununu tetikleyen ve kendini öldüren yetim bir silah gibi düşlerim.
düşlerini yaratan tanrıyım ben her gün ölen...
hayaller kurmayı öğrendik bir kere.
yaşam kursağımızdayken dahazincirlere bağlandı, bu yüzden ruhumuz kalbin küçük odasında...
düşlerimizi harcamak istemedik hayaller kurarken ve keşke gerçek olabilselerdi yaşam kadar...
acaba başkalarınada seyrettirebilirmiydik onları ucuz olan anlık yaşamlarımız gibi?
aslında günlük olaylar anı olarak kalıyor beynimizde mühürlenmişçesine.
keşke hayallerle yaşasaydık anıların yerine...
belki o zaman pek acımazdı içimiz şu an ki kadar...
24.06.2010....saat:05:27 anıl k.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder